Basın Açıklaması

“Dünyaya organik ihraç ederken
iç pazardaki karalamaları aşamıyoruz”

Hürriyet Online’da yer alan Adana DHA tarafından kaleme alınan “Çok para veriyorsunuz ama hiçbiri organik deği” başlıklı haberinizi Organik Ürün Üreticileri ve Sanayiciler Derneği (ORGÜDER) olarak büyük bir üzüntü ile okuduk ve açıklama yapma gereği duyduk.

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu'nun (TGDF) ve Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu'nun (IFOAM) üyesi olan ORGÜDER, dünya standartlarında organik tarımı yapılmasını teşvik etme, organik tarım politikalarının yönlendiricisi olma misyonuyla kurulmuştur.

Türkiye Avrupa’nın en önemli organik tedarikçisidir Türkiye’de 1986 yılında kuru kayısı, üzüm, fındık gibi ürünlerin organik üretilmesi ve Avrupa’ya ihraç edilmesiyle başlayan organik öykümüz iç pazarın organik tüketmemesi nedeniyle ağırlıklı ihracatla yoluna devam etmiştir. Bugün Türkiye Avrupa’nın önemli bir organik tedarikçisidir. Kafalar karışıyor, gençlerin sağlığı ile oynanıyor
Türkiye’de bilinçli olarak organik odaklı yürütülen karalama kampanyaları, doğal ve köy sıfatıyla ortaya atılan kavram karmaşaları Türk gençlerinin sağlıklı beslenmesinin önünde engel teşkil etmektedir. Odağımızı Türk gençlerini oluşturuyor çünkü günümüzde artan şeker hastalıklarının, obezitenin ve ne yazıkki kanser vakalarının temelinde sağlıksız beslenme yatmaktadır.

Dünyaya organik ihraç ediyor, iç pazarda yol alamıyoruz
Türkiye’de dünyaya organik nedir anlatacak ileri bilgi düzeyinde, ciddi üretim kapasitelerine sahip organik üreticiler bulunmaktadır. Biz dünyaya organik ihracatı yaparken iç pazardaki karalamalarla ciddi vakit kaybediyoruz.

Hürriyet gibi köklü bir medya kuruluşu yanlış bilgilendirme yapmamalı
Etik habercilik ilkelerini benimseyen Hürriyet gibi bir yayının akademisyen olması nedeniyle geniş yer verdiği, tek taraflı olarak yayınladığı ve bilginin son deerece çarpıtılarak yansıtıldığı söz konusu haberde organik tarım yapan çiftçimize, sanayicimize hatta çocuklarının sağlıklarını düşünüp organik tüketime önem veren bilinçli bir kesime büyük haksızlık edilmektedir. Hürriyet gibi köklü ve deneyimli bir medya kuruluşunun yanlış bilgilendirme yapması Derneğimiz Yönetim Kurulunu derinden üzmüş ve endişe uyandırmıştır. Organik bugün dünyaca standartları belli, denetlemenin söz konusu olduğu tek ve en sağlıklı üretim şekli olarak kabul görmektedir.

Bilinç arttıkça bazı kesimler korkuyor
Organik tüketen bilinçli bir kesim var ve bu kesim her geçen gün daha da genişlemektedir. Organik üretimle ilgili tüketicinin aklını karıştıran bilinçli yanlış yönlendirmelerden uzaklaştığımızda işimiz daha kolaylaşacak. Organik’in pahalı olmasından daha kötüsü organik kelimesinin içinin boşaltılması, köy tavuğu gibi olmayan kavramların ortaya atılması, köyde yetişen her ürünün organik olduğunun iddia edilmesi, doğal adı altında üretilen ürünlerin organiğe rakip gösterilmesi bu sektöre yapılacak en büyük kötülüktür.

Haberde yer alan;
“Organik adı altında üretilip satılan piliç veya tavuk etleri kaynağı ve güvenilirliği sorunlu ürünler olup, tüketici sağlığı açısından asla tercih edilmemesi gereken riskli gıdalardır." açıklamasına yer vermeniz 100 milyon Euro değerindeki Türkiye organik pazarını, bilgi birikimini, emeğini hiçe saymanız demektir.

ORGÜDER adına bir kez daha Organik Nedir? açıklaması yapmak istiyor ve bu habere cevap hakkı olarak açıklamamıza Hürriyet Online’da yer vermenizi rica ediyoruz.

ORGANİK NEDİR?

1. Organik üretim=denetlemedir: Organik çiftlikler, T.C Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 5262 sayılı Organik Tarım Yasasına göre yetkilendirilmiş uluslararası ve/veya ulusal sertifikasyon/kontrol kuruluşları tarafından sertifikalandırılmıştır ve T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından denetlenmektedir. Ayrıca zincir marketler adına denetleme yapan bağımsız denetleme şirketleri (SGS ve Johnson Diversey gibi) tarafından periyodik olarak denetlenmektedir. Organik tarım yönetmeliğinde katkı maddesi içeren, sağlığa zararlı olan hiçbir maddeye, ilaca, antibiyotiğe, hormona yer yoktur.

2. Organik tavuğun muadili yoktur: Doğal ve köy tavuğu kavramlarıyla kafalar karıştırılıyor. Organik köy tavuğu diye ise birşey yoktur. Bu durumdan faydalanan kesimler var. Bir tavuğun organik olması için yumurtadan çıktıktan sonra maksimum 3.günde organik tarım yönetmeliğine uygun şekilde beslenmeye ve bu yönetmeliğe uygun çiftliklerde büyümeye başlaması gerekmektedir.

3. Organik çiftlikler=ilaçsız doğal tarım alanlarıdır: Organik gıda üretilecek tarlanın organik sertifikası alması için en az 3 yıl hiç bir tarım ilacı ve kimyasal maddeye maruz bırakılmamış olması gerekiyor. 3 yılın sonunda yapılacak toprak analizleri ile teyit alınmaktadır. Organik beslenme, tarım ilacı kalıntıları, hava ve su kirliliği gibi çevresel toksinlerle karşılaşmamızı önemli ölçüde engellemiş oluyor. Organik ürünlerin bu kriterler göz önünde bulundurarak diğer üretim şekillerinden ayrı tutulması gerekiyor. Kontrollü açık alanda gezen, istediği zaman yem yiyen, yapay hiç bir ışığa maruz kalmadığı gibi dolaşım alanlarında serbestçe gezen organik tavuklar, sertifikalı topraklarda gözetim altında üretilmektedir. Tavuklar hem kümeslerinde hem de kümes önlerinde kendilerine ayrılmış kontrollü alanlarda serbest bir şekilde dolaşıyorlar. Her kümes önünde 20 dönüm dolaşım alanı bulunuyor. Organik üretim anlayışının bir parçası olarak kümesler gibi kümes önü dolaşım alanlarımız da organik olarak sertifikalandırılıyor.

4. Organik üretim=hayvan refahıdır: Organik üretim toplum refahını korur, hayvan refahını ön planda tutar. Hiçbir sınırlayıcı ekipman, yapay ışık kullanılmaz. Doğanın sunduğu tüm serbestlik ve sağlık organik üretimin temelini oluşturur. Konvansiyonel üretimde 25.000 adet tavuğun konulabileceği kümeslere sadece 4.800 adet tavuk koyuyoruz.

5. Organik tarım= ilaçsız ve katkısız üretimdir: GDO’suz, hormonsuz, zirai gübre kullanmaksızın, ilaçsız ve herşeyden önemlisi katkı maddesiz üretim anlamına gelmektedir. Organik tarım toplum sağlığı kadar sürdürülebilir besin zinciri açısından da son derece önemlidir.

6. Organik tavuk=özel ırktır: Organik tavuklarımızın konvansiyonel tavuklardan farklı özel bir ırktır ve en büyük özellikleri yavaş büyümeleri. Konvansiyonel tavuklar ortalamada 40-44 günde kesime giderken yavaş büyüyen organik tavuklarımız, minimum 81, ortalama 90 günde kesime gidiyor. Organik tavuklarımız fiziksel özellik olarak konvansiyonel tavuklardan çok farklıdır. En belirgin fark; kemiklerinin sert oluşudur. Ayrıca sürekli dolaştıkları için de etleri normal tavuklara göre biraz daha geç pişmektedir. Orvital tavuklar, kesinlikle hormon, antibiyotik, pestit ve ağır metal gibi kimyasallar içermez.

7. GDO=bir bilinmez ve ciddi bir tehdittir: Dünyadaki ve Türkiye’deki organik tarım kanunlarında GDO’lu tohum veya hayvan ırkı tamamen yasaklanmıştır, bu aslında bizim GDO’lu ürünlere yaklaşımımızın net ifadesidir. GDO bazı bilim adamlarınca çok tehlikeli olarak değerlendirilirken bazıları aynı tehditi görmemektedir. Gerçek olan bir şey var ki; GDO yani Genetiği Değiştirilmiş Organizma, bir bilinmezdir ve bu bilinmezin ileride bize nasıl zararlar vereceği de bilinmemektedir. GDO, bir canlıdaki genetik özelliklerin kopyalanarak bu özellikleri taşımayan bir canlıya aktarılması sonucu üretilen canlılardır. Genlerle oynanarak yapılan bir laboratuar işlemidir. Canlılar üzerinde yapılan bu değişiklikler; canlı sağlığı, biyolojik çeşitlilik, ekolojik dengenin bozulması anlamına gelmektedir ve gelecek nesiller için de bir tehdit unsuru oluşturmaktadır.

8. Organik=bilinçli tüketicinin tercihidir: Lütfen aldığınız ürünün üreticilerini ve üretim tesislerini kontrol edin. Organik ürünlerin etiketlerinde olması gereken en önemli bilgiler: Gıda,Tarım Hayvancılık Bakanlığı Organik Tarım Logosu, Organik Sertifikasyon Kuruluşlarının logoları, Organik Üretim’e ait Sertifika Numarası’dır. Sertifikasyon numarası bulunmayan ürünlere dikkat edin.